Güneş gökyüzündeki o bilindik yerini almıştı. Beyaz beyaz bulutlar süslüyordu gökyüzünün güzelliğini. Sade ve huzurlu bir başlangıç yapmıştı gün.
O gün, diğerlerinden farksız bir gündü bir çok kimseler için. Ama Aygül için stresli bir sabahtı.
Saat geçmek bilmiyordu. Doktor randevusu için gitgide sabırsızlanıyordu. Haber verdiği yakınları da aynı sabırsızlıkla aramışlardı Aygül'ü. "Belli değil henüz" cevabını vermekten yorulmuştu sabahtan beri. Ne diye rahatsız ediyorlardı sanki! O, yeterince stresliydi zaten!
Tik tak tik tak.. Ne yapsam da geçirsem şu saati. Son üç saat! Dayanamıyorum!
***
İsmi çağrıldı hemşire tarafından ve biraz korkarak, biraz heyecanlı doktorun odasına girdi Aygül.
"Test sonuçlarınız yanınızda değil mi?"
"Tabii, buyrun." Heyecandan yere düşürdüğü sonuçları uzatıyordu doktora.
"Streslisiniz sanırım, korkmanıza gerek yok."
"Yoo. Ee.. Nedir sonuç?"
"Bir bakalım... Hmm.. Test sonuçlarınız pozitif." dedi doktor gülümseyerek. "Hamilesiniz."
***
Dokuz ay sabırla bekldiler eşi ve Aygül. Dokuz ay sonunda bir kız bebekleri olmuştu.
Annesi de, babası da dünyanın en mutlu insanıydılar artık. O minicik bebek kucaklarında, aylardır hazır bekleyen odasına götürdüler.
Masallar okuyarak, kitaplar okutarak, ateşlendiğinde başında sabahlayarak büyüttüler o güzel evlatlarını.
Okuyordu O, diğerleri gibi değildi. Zekiydi. Güzeldi. Akıllıydı. Herşeyden önemlisi, hayalleri, idealleri olan bir genç kızdı.
Her çocuk özeldir anne-baba için ama O, belki de hepimizden çok daha özel bir genç bayan oluvermişti yıllar su gibi akıp giderken.
Ailesinin göğsünü kabartarak bahsettiği övünç kaynaklarıydı...
Yıllardır en sevdiğimiz söz "İstanbul'da tesadüfen yaşıyoruz"dur, değil mi? O güzeller güzeli genç bayan bize bir kez daha kanıtladı bunu bir melankolik akşamüstü. Eve akşam yemeğine beklerken ailesi, melek olduğu haberi geldi bir trafik kazası sonucu...
Belki böyle olmadı hiçbirşey, belki bunların hepsi benim hayal ürünümün birer parçasıydı. Bu hikayede gerçek olan, annemin arkadaşının Dilara isimli o güzeller güzeli kızının bir trafik kazası sonucu kanatlanıp, gökyüzüne uçtuğudur.
Yıllar ilerler, insanlar değişir ama acılar hep aynı tattadır; iliklerini kemirir!
Acının tarifi olmaz, yaşamayana davulun sesi gibidir...
Acının tarifi olmaz, yaşamayana davulun sesi gibidir...
Dilerim, kimse bu acıyı yaşayarak anlamak zorunda kalmadan birileri birşeyler yapma yoluna gider; birileri bir çare bulur!
Artık başa gelen çekilmesin tarafımızdan! Artık, Dilara gibi pırlantaları cennete göndermesinler bu kadar erken!