Friday, 18 May 2012

Her yanım ayrılık!

Sözlerini ilk kez duyduğum bir Sezen Aksu şarkısıydın.
Buram buram ayrılık kokan, yine de kendine bağlayan...
Sonra o şarkı çalındı her yerde, belli bir süre sonra artık cazip gelmedi senin tının.
Sözlerini her ne kadar ezbere de biliyor olsam, eşlik etmedim hiç.
Seni kendi haline bıraktım, zaten bildiğim sözleri şakırken sen.
Sonra farkettim ki aslında ben çok şarkılar ezberlemişim hayatım boyunca.
Öyle ki her yanım ayrılık...
Her gidiş, bir başlangıçtı ve ben her başlangıçta bir türkü tutturdum yol boyunca.
Dilimi azad ettim yapışan şarkılardan, sonra.
Bak duyuyor musun? Bizim şarkımız çalıyor yine...
Bu sefer gidişlerine gelsin.
Ne de olsa giden sensin.
Bana yeni şarkılar söylemek düşer.
Bu kez benim şerefime!
Ne de olsa biten sensin.

Sunday, 6 May 2012

Bugün.

Bugün günlerden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan!
Çünkü tam da bugün, onlardan çalınan 40. yıl. 40 yıl! Dile kolay! Her biri torun torba sahibi, işiyle gücüyle uğraşan emekli olacaklardı bugün.
Fakat birileri kendilerini onlardan üstün gördüğü için, kırdılar kalemi.
Anlamadığım şey ise, bu kadar sene sonra bazı beyinsizler hala kendilerinde "iyi ki ölmüşler" diyebilme yüzünü buluyor.
Onlar ölmediler. KATLEDİLDİLER! Kendilerinden sonra yanlarına gelen birçok devrimci yoldaşları gibi.
Fakat bugünü unutmadığımız, bugünü yüzlerine çarptığımız için bizden nefret eden o tek hücreli yaratıkların unutmamaları gereken birşey daha var.