Ancak, hergün aşırı muz yerseniz kalbinizi durdurabilirsiniz. Haftada 2-3 muzdan fazlası, vücuttaki mineralleri toksik seviyelere çıkarabilir. Böylece yukarıda okuduğunuz o çok mükemmel arkadaşınız, en büyük düşmanınız olur.
İyiliğin kaderinde kötülük var. Ne de olsa negatifi olmadan pozitif anlamsızdır. Hastalık olmasaydı, ilaç olmazdı. Mutsuzluk olmasaydı, mutsuzluk olmazdı. Ölüm olmasaydı, yaşamanın hiç bir anlamı olmazdı.
Kırmızının turkuaza ihtiyacı gibidir iyinin kötüye ihtiyacı. İlla ki bir iyi, bir kötü olmak zorunda hayatımızda.
Kararında dozlarda yapılan her + ve her - tavır, hareket, düşünce sizi birçok saçmalıktan koruyabilir.
Bir kız varmış, hep fedakarlık yapmış durmuş sevdikleri için. O iyilikleri çevirip yedirmişler sonra ona. Söylediği tek bir "hayır" da, dünyanın en kötü insanı olmuş.
Fedakarlık iyidir, yanlış anlamayın beni. Sadece iyi niyetinizi suistimal etmelerine izin vermeyin. Sizi aptal yerine koymaya başladıklarında, minerali toksik yaptığınızı unutmayın. Bir yin-yang felsefesi der ki; her iyiliğin içinde biraz kötülük, her kötülüğün içinde biraz iyilik vardır. Bazı şeylerin karşılıklı olanı iyidir.
Sen, benim haftada 2-3 kez tükettiğim muz kadar vitamin ol bana arkadaş olarak, ben de sana. Ne sen kaba etini aya yükselt bana karşı, ne ben sana. Ne sen beni yerin dibinde gör, ne ben seni. Unutma ki, ikimiz de bir ana rahminden çıkmışız, toprağa gideceğiz. Senin benden hiç bir farkın yok. Ne benden fazla oksijen tüketiyorsun, ne benden fazla kemiğin var iskeletinde, ne benden farklı bir dünyada yaşıyorsun.