Gözlerinin önündeki her bir şahsı birer yılan olarak görmelisin hayatta. Yapacağın bir yanlış için herşeylerini feda edebilecek insanlar onlar! Sen yanlış yaparsan mutlu olacak onlar!
Leş kargaları!
Sen her tökezlediğin de hayatta, onlar senin yanından koşarak kaçacaklar. Sen her takılıp düştüğünde, seni basamak olarak kullanacaklar!
Kendilerince "ders" veriyorlar sözüm ona. Tek dertleri, sana senin zaten bildiklerini öğretmek, unutma!
Gözünün ucunda bu insanlar, yanıbaşında! Yıllardır geçinmeye çalıştığın yan komşun, bir zamandır hayatına kabul ettiğin "en iyi arkadaşın", belki de bir akraban! O zat, belki de yarın evleneceğin nişanlındır. Er yada geç göreceksin. Evinin içine kadar sızmış bu çiyanlar, gözlerini dikmiş seni izliyorlar öylece. Yaptığın en ufacık hatayı büyütüyorlar, gözüne sokuyorlar, seni ağza alınmayacak sıfatlarla itham ediyorlar.
Gözetleniyoruz!
Sanıyor musun ki sen hayatını sadece yaşıyor ve öğreniyorsun? Hayır! Herkes kuyunu kazıyor çevrende. Herkes bir çomak sokma peşinde! Sen gözünü kapatıp güvenirsin, o iyi niyetini suistimal eder. Sen affedersin, o seni suçlar! Sen kaybedersin, o zaten bunu istiyordur. Sen yorulursun, seni zaten "o" yoruyordur. Kaçışın yok!
İnsanoğlu herzaman güvenir. Her güveni boşa çıkar! Yavaş yavaş erirsin, ölürsün, bitersin. Onlar ama, asla durmayacaktır. Çünkü tek dertleri senin fosillerin üzerinden edebiyat yapıp, senin kaldığın yerden kendilerinin devam etmesidir. Çünkü onlar sadece senin yok olman için çabalar. Onlar aslında katildirler; hiç bir dilde, hiç bir yasada, hiç bir kanuna denk düşmeyen bir öldürme stilleri vardır. Bu yüzden yalnızca vicdan muhasebesinde yargılanır veya yargılarlar kendilerini; nitekim onların vicdanı olsa çeker vururlar seni.
Onlar yalnızca kan görmeye dayanamayan seri katiller...
Zehirlerler ve yavaş yavaş ölmeni izlerler...


